4’ncü sayı, birinci yıl…

Schriftart’ın hayat bulmasında editörlük çalışmalarında büyük emekleri olan Juliane Thiere ve Talih Seval Tuncer’e özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fedakar çalışmaları sayesinde Schriftart mümkün olan en az hata ile karşınıza çıktı.

Okuma süresi 1 dk6 okunma
4’ncü sayı, birinci yıl…

Değerli okurlarımız,

Elinize aldığınız 4’ncü sayımızla birlikte ilk yılımızı tamamlamış olmanın sevincini yaşıyoruz. Uzun bir planlama ve projelendirmenin sonunda Tahta Gemi ruh buldu. 

Dergimizde yer verdiğimiz konular; sizleri bilgilendirmekten öte, keyif de versin istedik. Derin ve tarihi araştırmaların yanı sıra , özellikle gençlerimizin tanıma imkanı bulamadıkları özel şahsiyetleri de dergimizde anlatalım istedik. 

Gerek yayın politikamız, gerekse çizgimizle, sizlere özel ve farklı bir dergi sunmaya çalıştık. 

Bildiğiniz gibi, Tahta Gemi’nin Almanca versiyonu olan Schriftart dergimizin de ilk sayısı yayınlandı. Özellikle Alman okurlarımızdan çok pozitif geri dönüşler aldık. 

“Hazreti Meryem’in Müslümanlar açısından bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum” diyordu bir Almanca öğretmeni arkadaşımız. 

“Sizde de bizim Stalingrad’a benzer bir hikaye olduğunu duymamıştım” diyenler de oldu. 

Yolun daha başındayız.

Schriftart’ın hayat bulmasında editörlük çalışmalarında büyük emekleri olan Juliane Thiere ve Talih Seval Tuncer’e özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fedakar çalışmaları sayesinde Schriftart mümkün olan en az hata ile karşınıza çıktı. 

Yine Tahta Gemi’nin sizlere en az hata ile ulaşması için çırpınan başta Muhterem Uysal ve eşi Mehmet Ali Uysal olmak üzere  bütün emek veren dostlarıma teşekkür etmek istiyorum.

Önümüzdeki sayıdan itibaren dergimizde ciddi bazı değişikliklere de gideceğiz. İçeriğimizi daha güçlü kılmak için, sadece araştırma dosyalarına yer vereceğiz, köşe yazılarını kaldıracağız. Yayın periyodumuz nedeniyle köşe yazıları ne yazık ki çok çabuk eskiyebiliyor. Belki ilerde ayrı bir deneme ve şiir eki düşünebiliriz.

Türkiye’den yazıları ve çizimleriyle katkıda bulunan arkadaşlarımız da dergimize ayrı bir güzellik kattı. 

Önümüzdeki sayımızda sizlere çok özel dosyalar hazırladık. 

Haçlı ordusuyla gelip, İslam’ı kabul eden Tapınak Şövalyeleri ile Hz. Ali’nin kayıp kılıcının hikayesini Tahta Gemi sayfalarında okuyacaksınız.

Özellikle Instagram üzerinden ve internet sayfamızdan bizi izlemeye devam edin.

Saygılarımla…

Sebahattin ÇelebiUzun yıllar ulusal medyada gazetecilik ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Dinler tarihi ve araştırmacı gazetecilik eksenli araştırma dosyaları hazırlıyor.Yazarın sayfası

YORUMLAR

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar editörlerimiz onayladıktan sonra yayımlanır. Adınız ve yorumunuz yayımlanır; e-posta ya da IP adresi istenmez, saklanmaz.

OKUMAYA DEVAM
SEYİR DEFTERİ

Gidenler ve gelenler…

Bu sayıyı hazırlarken, o vedaları düşündüm durdum: Hayatımızdan silinen insanları… Bazen kısa bir öykünün içinde, bazen duygulu bir şiirin mısraları arasında belki de bir ömre sığdıramadığımız, kaybettiğimiz sesleri…

Sebahattin Çelebi1 dk okuma