Yayoi Kusama
Çağdaş Sanatın Öncülerinden 1929 Matsumoto, 2026 Tokyo Akıl hastanesindeki odasıyla atölyesi arasında geçen kırk dokuz yıl boyunca, 14 Ağustos 2026’da Tokyo’da hayata veda edene kadar çalışmayı sürdürdü.
Oya Gönen8 dk okumaÇağdaş Sanatın Öncülerinden 1929 Matsumoto, 2026 Tokyo Akıl hastanesindeki odasıyla atölyesi arasında geçen kırk dokuz yıl boyunca, 14 Ağustos 2026’da Tokyo’da hayata veda edene kadar çalışmayı sürdürdü.
Oya Gönen8 dk okuma"Robert of St Albans: Tapınak’tan Eyyûbî ordusuna, 1185-1187" Kudüs’ü korumaya yemin etmiş bir Tapınak Şövalyesi, iki yıl sonra Selahaddin’in yeğeniyle evli ve onun sancağı altında aynı şehre yürüyor.
Sebahattin Çelebi5 dk okumaBaşarılı Öğrenmenin Merkezî Bir Boyutu
Seval Tuncer4 dk okumaKerbelâ’yı bir hanedan cinayeti olmaktan çıkarıp bir şehir suçuna çeviren şey, davet mektubunun altındaki beş isim. Bu dosya o beş adamı, faillerin akıbetini ve Kerbelâ’dan sonra dünyaya dağılan Ehl-i Beyt’i Sünnî ve Şii kaynakların ortak zemininde izliyor.
Sebahattin Çelebi20 dk okuma“Bir kelime geçti kitapta. Yarın babama sorarım, dedim. Sonra fark ettim ki soracağım insan artık yok.”
Cihan Saygın8 dk okumaEdith Wharton’dan F. Scott Fitzgerald’a, Walt Whitman’dan Mark Twain’e, Zora Neale Hurston’dan Richard Wright, James Baldwin ve Toni Morrison’a, Ernest Hemingway’den Sylvia Plath’a uzanan çizgi, Amerikan edebiyatında toplumsal köken ile yazınsal biçim arasındaki ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Sine Aras Akten6 dk okumaGönüllülük yalnızca topluma fayda sağlamıyor; gönüllülere de mutluluk, beceri ve deneyim kazandırıyor. Katılım kültürü, birlikte karar alma, uzlaşma ve iş birliği gibi demokratik değerler de tam burada hayat buluyor.
Şamil Dağ4 dk okumaHz. Muhammed ile ilk sürtüşmeleri aslında çocukluk yıllarına dayanmaktaydı. Abdullah ibn Cud’ân’ın misafirperverliğiyle ünlü ziyafet sofrasında, henüz çocukken iki küçük beden yan yana sıkışmış, itişmişti.
Sebahattin Çelebi7 dk okumaTürk edebiyatında hikâye hiçbir zaman yalnızca bir olay aktarımına indirgenebilecek bir tür olmadı; aksine, söylenemeyen çevresinde dolaşan, suskunlukların anlamını kurmaya çalışan bir anlatı biçimi olarak var oldu.
Ayşe Ayan5 dk okumaHerkes biliyor türküyü. Genellikle neşeli ortamlarda çalınır, söylenir. Oysa “Mağusa Limanı” bir aşk şarkısı değil sömürgecilik taşına işlenmiş bir mühürdür.
Hürrem Erman9 dk okuma