Çiftçi!

Bugün geçmişe dalıp gittim. Platform adlı dergimizin stresli zamanları… Ekonomik durgunluk..

Okuma süresi 1 dk3 okunma
Sebahattin Çelebi
Sebahattin Çelebi

Bugün geçmişe dalıp gittim.

Platform adlı dergimizin stresli zamanları…

Ekonomik durgunluk..

Kalite endişemiz nedeniyle herkesten reklam almamak gibi bir prensibimizin yol açtığı sıkıntılar…

Hepsini daha dün gibi hatırlıyorum.

Mercedes, Türk Telekom, Alman Postası (Deutsche Post), Kia, Ay Yıldız, Türk Hava Yolları, Goethe Enstitüsü (Goethe Institut) gibi seçkin kurumlardan aldığımız reklamlarla dergiyi döndürmeye çalışıyorduk. Haliyle sıkıntılar da oluyordu. Sayı başı maliyetimiz 20 bin Euro’yu geçiyordu. Çok sıkılıyor, bunalıyorduk.

Ama en iyi bildiğimiz işi, müthiş bir tutku ile yapıyorduk ve yollar bir şekilde açılıveriyordu…

Frankfurt Kitap Fuarı’nda kendisiyle tanışma ve röportaj yapma imkanı bulduğum Paulo Coelho’nun çok güzel bir sözü var: “Bir şeyi gerçekten isterseniz, bütün evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar.”

Diğer taraftan başka bir bilge; Halil Cibran‘ın enfes bir satırı benim bütün hayallerime eşlik etmiştir hep: “Mutlaka bir hazine bulacaksın. Ama bir çiftçinin inancıyla toprağı kazmalısın.”

Zaman zaman hüzünlensem, kırılsam, kırgınlıklarım altında kalsam da, toprak olduğu sürece bir “çiftçi” inancı ve umudu ile işime sarıldım.

Ne kadar kırılsak, yorulsak da yola devam edeceğiz. Tarık bin Ziyad‘ın Cebelitarık’ta gemileri “geri dönmemek için” yakması gibi; belki gömüleceğimiz sulara tutunacağız.

Bu da geçer…

Sebahattin ÇelebiUzun yıllar ulusal medyada gazetecilik ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Dinler tarihi ve araştırmacı gazetecilik eksenli araştırma dosyaları hazırlıyor.Yazarın sayfası

YORUMLAR

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar editörlerimiz onayladıktan sonra yayımlanır. Adınız ve yorumunuz yayımlanır; e-posta ya da IP adresi istenmez, saklanmaz.

OKUMAYA DEVAM
SEYİR DEFTERİ

Gidenler ve gelenler…

Bu sayıyı hazırlarken, o vedaları düşündüm durdum: Hayatımızdan silinen insanları… Bazen kısa bir öykünün içinde, bazen duygulu bir şiirin mısraları arasında belki de bir ömre sığdıramadığımız, kaybettiğimiz sesleri…

Sebahattin Çelebi1 dk okuma