ALFRED KRUPP (1812-1887) - Essen’deki küçük bir döküm atölyesinden Boğaziçi’ndeki Huber Köşkü’ne uzanan bir sanayi imparatorluğunun hikâyesi Alfred Krupp, babasından devraldığı borç içindeki küçük dökme çelik atölyesini Avrupa’nın en büyük ağır sanayi ve silah imparatorluğuna dönüştüren Alman sanayiciydi.
Çağdaş Sanatın Öncülerinden 1929 Matsumoto, 2026 Tokyo Akıl hastanesindeki odasıyla atölyesi arasında geçen kırk dokuz yıl boyunca, 14 Ağustos 2026’da Tokyo’da hayata veda edene kadar çalışmayı sürdürdü.
Cahit Sıtkı Tarancı, yaşama sevinci ile ölüm korkusu arasında ömrü boyunca sarkaç gibi gidip gelecekti. Hayatın amansız terazisinde ölüm bir kefede yaşama sevinci bir kefede yolun yarısından on yıl sonra ölüm bir gram ağır basacaktı.
Anı-öykü, Word belgesi formatında 12 punto, 1,5 satır aralıklı, Times New Roman yazı karakteri ile üç (3) sayfayı geçmeyecek uzunlukta olmalıdır. Yarışmada dereceye giren üç (3) katılımcıya plaket ve TAHTA GEMİ dergi seti verilecektir.
Javier Bardem: Hanedanlıktan Dünya Sahnesine Uzanan Bir Oyunculuk Tarihi.. Javier Ángel Encinas Bardem, 1 Mart 1969’da Kanarya Adaları’na bağlı Las Palmas de Gran Canaria’da dünyaya geldi.
Herkes biliyor türküyü. Genellikle neşeli ortamlarda çalınır, söylenir. Oysa “Mağusa Limanı” bir aşk şarkısı değil sömürgecilik taşına işlenmiş bir mühürdür.
1991, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün yılıydı ve Özbekistan o yıl bağımsızlığını ilan etti. Ama bağımsızlık, özgürlük anlamına gelmiyordu; ülkede otoriter bir yönetim varlığını sürdürüyordu. Usmonova bu yönetimi kamuoyu önünde eleştirmişti.
Hindiçin’in askerî cezaevinden Cannes’a, Le Samouraï’dan Marković dosyasına, Romy Schneider’dan köpeklerinin yanındaki mezara: Alain Delon’un hayatı, oynadığı rollerin gölgesinde geçti.
Sinemasında öfke vardı ama o öfke daima vicdanın süzgecinden geçerdi. Susarak konuşan, bakışıyla isyan eden adam 26 Haziran sabahı sustu. Kadir İnanır, Yeşilçam’ın en “deli” ama belki de en doğru adamıydı.
80 sayfa… Aytmatov bir gecede değil ama birkaç haftada yazdı Cemile’yi. Novella türünde bir eserdi, ne tam öykü, ne tam roman. Ama içinde bir evren vardı.
Gerçek adı Eva Abrahamson olan Bender, Türkiye macerasına bir gece kulübü dansçısı olarak başladı. Ancak dönemin yönetmenleri bu “Kuzeyli güzelliği” fark etmekte gecikmedi. Onu kitlelere tanıtan ise Türk fantastik sinemasının kült eseri Tarkan serisi oldu.
Trump’ın sinema yolculuğuna bakıldığında bir şey hemen göze çarpar: Her görünüm bir marka inşası çabasıdır. Bu sebeple fırsat buldukça filmlerde görünmeye bayılır.
Okuduğu kitaplar sayesinde oluşan birikimini, On üç, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Bir… gibi bazı dergilere öyküler yazarak değerlendirdi. Ayrıca Kemal Film’in maddi katkı sağladığı Doruk dergisinin çeşitli sayılarında hem yazarlık hem de sekreterlik yaptı.
Sibirya’dan Anadolu’ya Uzanan Bir Edebiyat Köprüsü: Dostoyevski’den Valentin Grigoryeviç Rasputin’e Rus edebiyatı denildiğinde zihnimde önce karlar altında bir Petersburg belirir.
Geçmişin tozlu sayfalarına bir gezinti yapıp bu yazıda bir İstanbul Beyefendisi, Mistik Şiirin Sultanı Asaf Hâlet Çelebi’nin üzerindeki tozları üfleyip onu Tahta Gemi okurlarıyla buluşturmak istedik.
Türk öykücülüğünün en güçlü kalemlerinden biri olmasının yanı sıra, zarafeti, entelektüel derinliği ve özgür ruhuyla "İkinci Yeni" şiirinin büyük şairlerine ilham veren bir kadındır o. Ülkü Tamer’in gençlik heyecanında, Cemal Süreya’nın tutkulu dizelerinde, Turgut Uyar’ın derin bağlılığında ve Edip Cansever’in sessiz hayranlığında hep biraz Tomris vardır.
Üniversite yıllarını Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde geçiren Cemal Süreya, 1954 yılında bu okulun Maliye ve İktisat bölümünden mezun olur. Ardından çeşitli devlet kurumlarında müfettiş yardımcılığı, müfettişlik, uzmanlık gibi görevlerde bulunur.
2025 yılı Türk sanat dünyası için gerçek bir yaprak dökümü oldu. Ferdi Tayfur’dan Volkan Konak’a, Edip Akbayram’dan Filiz Akın’a… Ve son olarak İlhan Şeşen. “Amca” artık burada değil ama “gurbet türküsü”nde bıraktığı ezgiler hâlâ kulağımızda.
Dijitalleşmenin ayak seslerinin duyulduğu 2000’li yılların başlarından itibaren, Avrupa’daki Türk gazeteleri bu yönde hamle yapmakta geç kaldı ve hatta uzun süre hiçbir şey yapmadı.
Gönüllülük yalnızca topluma fayda sağlamıyor; gönüllülere de mutluluk, beceri ve deneyim kazandırıyor. Katılım kültürü, birlikte karar alma, uzlaşma ve iş birliği gibi demokratik değerler de tam burada hayat buluyor.
Türk edebiyatında hikâye hiçbir zaman yalnızca bir olay aktarımına indirgenebilecek bir tür olmadı; aksine, söylenemeyen çevresinde dolaşan, suskunlukların anlamını kurmaya çalışan bir anlatı biçimi olarak var oldu.
Bazı tarihi şahsiyetlerin dünya sahnesinde oynadığı rolü zaman zaman yanlış okunabiliyor. Cemal Abdülnâsır da bir suikast girişiminin ardından yıldızı “parlatılan” kurtarıcı rolünü iyi oynayan liderler arasındaydı.
Sosyal psikoloji perspektifinden bu deney, kendini açma hipotezine (self-disclosure hypothesis) dayanır: Bireyler arasında paylaşılan kişisel bilginin derinliği ve karşılıklılığı arttıkça, öznel yakınlık hissi de artmaktadır.
"Robert of St Albans: Tapınak’tan Eyyûbî ordusuna, 1185-1187" Kudüs’ü korumaya yemin etmiş bir Tapınak Şövalyesi, iki yıl sonra Selahaddin’in yeğeniyle evli ve onun sancağı altında aynı şehre yürüyor.
Kerbelâ’yı bir hanedan cinayeti olmaktan çıkarıp bir şehir suçuna çeviren şey, davet mektubunun altındaki beş isim. Bu dosya o beş adamı, faillerin akıbetini ve Kerbelâ’dan sonra dünyaya dağılan Ehl-i Beyt’i Sünnî ve Şii kaynakların ortak zemininde izliyor.
Edith Wharton’dan F. Scott Fitzgerald’a, Walt Whitman’dan Mark Twain’e, Zora Neale Hurston’dan Richard Wright, James Baldwin ve Toni Morrison’a, Ernest Hemingway’den Sylvia Plath’a uzanan çizgi, Amerikan edebiyatında toplumsal köken ile yazınsal biçim arasındaki ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Hz. Muhammed ile ilk sürtüşmeleri aslında çocukluk yıllarına dayanmaktaydı. Abdullah ibn Cud’ân’ın misafirperverliğiyle ünlü ziyafet sofrasında, henüz çocukken iki küçük beden yan yana sıkışmış, itişmişti.
Dövme, bedene uyumlu bir boya maddesinin ömür boyu çıkmayacak biçimde derinin alt yüzeyine desenler hâlinde işlenmesi sanatına verilen ad. Bu işi yapanlar, yörede karaçi diye anılan Roman asıllı gezgin ustalardı.
Şimdi Beyoğlu’nun eski salonlarından geçenler, kristal avizelerin uzun zaman önce söndüğünü görüyor. Bir zamanlar iki adam orada iskambil oynamıştı. Birinin adı Talat’tı, diğerinin Krikor. Birinin elinde imza yetkisi vardı; diğerinin elinde kalem.
Sessizliğin ve Sırların Yazarı: Bazı yazarlar, anlattıkları hikâyelerle hatırlanır; bazıları ise okurun zihninde bıraktıkları sorularla yaşamaya devam eder.
KADDAFİ’NİN TARİKAT SAVAŞLARI Bir albay, İtalyan sömürgecilerin astırdığı tarikatın kahramanını banknota bastırdı, filmini finanse etti, fotoğrafını yakasına taktı ama o kahramanı yetiştiren geleneği kırk iki yılda yok etti.
Dengbêjlik kültürü kadın yaşamının önemli bir parçası. Dünden bugüne o sesler yüreğimizde çınlamaya devam ediyor. Ne var ki kadının komünal yaşam değerlerini hayata kazandırdığı ve bu değerlerin taşıyıcısı olduğu gerçeği, günümüzde maalesef unutturulmuş durumda.
1870’lerde Dresden, Almanya’nın sigara üretim merkeziydi. Şehirdeki fabrikaların, imalathanelerin sayısı yıldan yıla artıyordu. 1890’da sert bir rekabet içindeki yirmi dokuz fabrika, büyük kısmı Osmanlı’dan ithal edilen Türk tütününü işliyordu.
5-6 yaşında çizmeye başladım herhalde. İstanbul, Gaziosmanpaşa’da, kiracı olarak oturduğumuz evde, kağıt kalem bulamıyorduk o zaman. Duvarlara da çizmiştim. Ev sahibi, “Cica Anne,” derdi, o da anneme “Oğluna söyle kağıda çizsin, duvarları niye kirletiyor?”
Tahta Gemi Dergisi olarak, Almanya’da kendine has iddiaları olan, Avrupa’da kendi alanında önemli bir konuma sahip bu yayınımızda, başarılı, mücadeleci ve belli bir noktaya gelmiş Türk kadınlarını tanıtmaya devam ediyoruz.
Cézanne’ın dönemi için oldukça özgür ve öncü olan çalışmaları da bana cesaret vermiştir. Ve elbette Van Gogh… Ondan etkilenmemek sanırım neredeyse imkânsız. Modigliani’nin kadın portrelerine ise saatlerce bakabilirim; o yüzlerde bir gizem ve derinlik var.
Almanya hepimizin göç hikayeleri ile dolu. Hamdi Çetinkaya, Çorum’dan Almanya’ya ve burada kendini yetiştiren bir iş adamı olma sürecine uzanan hikayesini bizimle paylaştı.
Bir torba toprak ile üç ayrı saksıya Honaz’dan götürdüğü kırmızı gülü, fesleğeni ve kafireyi () dikmiş. 2000 yılında bana diktiği gülü, fesleğeni ve kafireyi gösterdi.
Mönchengladbach Türk Müziği Korosu, şef Erdem Saraçoğlu’nun yönetiminde 17 Mayıs Cumartesi gecesi, Mönchengladbach Tiyatrosu’nda Müzeyyen Senar’ı anma gecesi düzenledi.
Eberlein’in kasabası, maden işçilerinin yoğun olduğu ve geleneksel olarak sol görüşlü olan bir bölgede bulunuyordu. Bu nedenle rejimin ideal bir “vitrin kasabası” olarak görülüyordu.
Ahmet Telli, 1946’da Eskipazar’da doğdu; öğretmen okullarından geçti, köy sınıflarına girdi, dergiler yazdı, hapsedildi, serbest kaldı, ödüller aldı, yazmaya devam etti.
Epstein’ın New Yorktaki malikanesinin giriş kayıtları, 2016’da mahkeme belgelerine sızdığında, bir isim özellikle dikkat çekti: Ehud Barak-İsrail’in eski Başbakanı ve eski Genelkurmay Başkanı.
Her resmin temeli olan desen, her ressam için atılan ilk adım. Ne figüratif ne de soyut resim, sağlam bir desen temeli olmadan yapılabilir. Ingres’in dediği gibi: Desen, resmin onurudur. Ben de oradan, figüratif çalışmalarla başladım.
Empson, hayatı analizle çözülemeyecek ikilemler arasında durabilme hâli olarak ele alır. Bu şiirde, zihnin her şeyi anlamlandırma ve kontrol etme çabasının bazen deliliğe ya da derin bir içsel yorgunluğa dönüşebileceğini gösterir.
Çoğu kadının zerre kadar karakteri yoktur diyen Papayı mı, kadınlar eğitim alabilir mi alamaz mı diye soran La Bruyére’ye cevaben alamayacaklarını düşünen Napolyonu mu, aksi görüşte olan Dr.Johnson’ı mı düşünmeli.
İnsanlık ve bilim tarihi, “Nereden geldik ve nereye gidiyoruz?” sorusuyla başladı desek yeridir. Belki bu soruyu bugünlerde şöyle genişletmek doğru olacaktır: “Biz kimiz, nereden geldik ve nereye gidiyoruz?”
Bir ressamın hikâyesi, bazen bir şehrin hikâyesidir. Bazen bir dönemin. Ama Jean Béraud’nun hikâyesi, aşkın ve kaybın aynı anda yaşandığı o tuhaf anın hikâyesi.
Zeki Müren aklımızın alamayacağı kadar ütopik bir insandı. Burada, onun hayat hikâyesini anlatmak yerine, bir fenomenin yaşayan sembol kişilik haline gelme nedenleri üzerinde durmak istiyorum.
Yalnız görünüm ve gizlilik seçiminiz için gereken tarayıcı belleğini kullanıyoruz; çerez yok. Okunma sayılarını kendi sunucumuzda kimliksiz sayıyoruz; videolar gibi dış içerikleri yalnız izninizle yüklüyoruz. Reklam çerezi yok, izleme yok, veri satışı yok. Seçiminizi her an sol alttaki düğmeden ya da “Gizlilik ayarları” bağlantısından değiştirebilirsiniz. Gizlilik politikası · Impressum
Zorunlu
Görünüm (gece/gündüz) ve gizlilik seçiminiz – yalnız tarayıcınızda saklanır, çerez değildir (her zaman açık)
Ayrıntılar
rk-onay
Gizlilik seçiminiz ve tarihi · 12 ay, sonra yeniden sorarız
tg-tema
Elle seçtiğiniz gece/gündüz görünümü · siz silene kadar
Sunucu
Sayfaları göstermek için teknik olarak gereken bağlantı verileri; IP adresi yalnız hata olduğunda kayda geçer, kayıtlar sürekli üzerine yazılır
Dayanak
TDDDG § 25/2-2, GDPR md. 6/1-f
İstatistik
Okunma sayılarının (yazı, cihaz, dil, gelinen yer) kendi sunucumuzda kimliksiz sayımı – çerez yok, üçüncü taraflara aktarım yok
Tarayıcınız “Global Privacy Control” sinyali gönderiyor; bu yüzden istatistik sizin için kapalı.
Ayrıntılar
Ne
Yazı başına okunma, cihaz türü, tarayıcı dili, yaklaşık ülke, gelinen site
Nasıl
Çerez yok; IP adresi saklanmaz, aynı günkü ziyaretler her gün değişen, geri çevrilemeyen bir kodla birleştirilir
Nerede
Kendi sunucumuz (IONOS, Frankfurt)
Süre
Toplu veriler 24 ay sonra silinir
Dayanak
Meşru menfaat, GDPR md. 6/1-f · bu anahtarla itiraz edebilirsiniz
Dış medya
YouTube ve Vimeo videoları – ancak oynat’a basınca yüklenir; o anda IP adresiniz sağlayıcıya gidebilir
Ayrıntılar
YouTube
Google Ireland Ltd., Dublin · genişletilmiş gizlilik modu (youtube-nocookie.com)
Vimeo
Vimeo.com, Inc., New York · “Do Not Track” ile
İzin yoksa
Her videodan önce kısa bir uyarı çıkar; videoyu bir kez oynatabilirsiniz
Aktarım
ABD’ye aktarım olabilir; iki sağlayıcı da EU-US Data Privacy Framework sertifikalı
Dayanak
Açık rızanız, GDPR md. 6/1-a · istediğiniz an geri alabilirsiniz
Pazarlama
Şu an kullanılmıyor – reklam ya da izleme çerezi kullanmıyoruz
Ayrıntılar
Kullanılmayanlar
Google Analytics, Meta pikseli, reklam ağları, yeniden hedefleme, profil çıkarma
Sosyal ağlar
Yalnız düz bağlantılar; sayfalarımızı açmak Instagram, YouTube, Facebook ya da X’e veri göndermez