Veda

Bir yılı aşkın bir süredir, “kültürümüz”, “edebiyatımız”, “toplumumuz” diyerek bir yayını yaşatmaya çalıştım. Kendi imkanlarımla, reklam işlerinden kazandığımı bu alana yatırarak, bir hayalin peşinden koştum.

Hayat; bazen vedaları getirir, bırakır koynumuza. O vedalar; içerisinde derin, tarifsiz hüzünler barındırır.

Bir yılı aşkın bir süredir, “kültürümüz”, “edebiyatımız”, “toplumumuz” diyerek bir yayını yaşatmaya çalıştım. Kendi imkanlarımla, reklam işlerinden kazandığımı bu alana yatırarak, bir hayalin peşinden koştum.

Ancak gördüm ki; kimsenin böyle bir şey umrunda değil! Siyaseti dini haline getirmiş bir topluma bir şey anlatmanın imkanı yokmuş! 10 saniyeyi geçmeyen gündemlere takılan insanlara, haftalarca araştırma yapıp, emek harcamak gereksizmiş ne yazık ki!

Reklam bulmakta iyice zorlandım. Görüştüğüm iş insanlarından sadaka ister gibi reklam istemek, gururuma dokunmadı değil!

Saldırılara da maruz kaldım. Yüzüme tek kelime edemeyen, karakter fukaraları ardımdan neler söylemediler? Can Dündar’la röportaj yayınlandıktan sonra, aldığı derginin kapağını kimse görmesin diye ters çevirenden tutun, bıraktığım dergiyi koşa koşa geri getiren ve “Abi sen ne yapıyorsun? Benim müşterim AKP taraftarı. Bunu görseler, benim buraya ayak basmazlar” diyenler oldu.

Tutunduğum insanlar vardı!

Varlığıyla beni motive eden, cesaretlendiren!

Onlar da bir soğuk mevsimde, “soğuyup” beni bırakıp gittiler!

Uzatmayım!

Schriftart ve Tahta Gemi son kez bu ay sonu, basılı olarak karşınıza çıkacak.

Baş ağrıttık, kalp kırdık ise bağışlayın!

Affet Binnur Kız!

Hakkınızı helal edin.

Selam ve saygılarımla…

Sebahattin Çelebi

Not: Sosyal medya hesaplarımı bundan böyle aktif olarak kullanmayacağım.

Add a comment

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlk Siz Haberdar Olun!

Abone ol butonuna basarak, Gizlilik Politikası ve Kullanım Koşulları'nı okuduğunuzu ve kabul ettiğinizi onaylıyorsunuz.